1. Haberler
  2. SAĞLIK
  3. Enfeksiyonların Kanserle İlişkisi: Yeni Araştırma Sonuçları

Enfeksiyonların Kanserle İlişkisi: Yeni Araştırma Sonuçları

featured
Google'da Abone Ol
0
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yeni bir araştırma, dünya genelindeki kanser vakalarının %12’sinin enfeksiyonlardan kaynaklandığını gösterdi.

DSÖ Araştırması ve Bulgular

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) tarafından yayımlanan bir çalışmaya göre, 2024’te 2,3 milyon yeni kanser vakasının enfeksiyonlarla bağlantılı olabileceği belirtildi. Araştırma, enfeksiyonların kanser üzerindeki etkisini inceleyerek, bu hastalığın hangi enfeksiyonlardan kaynaklandığını değerlendirdi.

Enfeksiyonların neden olduğu kanser vakalarının çoğu, sadece beş patojenden kaynaklanıyor: Helicobacter pylori (%4), insan papillomavirüsü (HPV) (%4), hepatit B (%2), Epstein-Barr virüsü (%1) ve hepatit C (%1’den az). Bu enfeksiyonlar, mide, karaciğer, kan ve serviks kanseri gibi 20’den fazla farklı kanser türüne yol açabiliyor.

Enfeksiyonların Kanser Üzerindeki Etkisi

Enfeksiyonların kanserle nasıl ilişkilendirilebileceğini anlamak için, enfeksiyonların hücrelerde oluşturduğu değişikliklere bakmak önemlidir. Virüsler, enfekte oldukları hücrelerin genlerini değiştirerek bu hücrelerin kontrolsüz büyümesine neden olabilirler. Bu süreç, hücrenin kendini yok etme veya bölünme yeteneğini devre dışı bırakmakla başlayabilir.

Virüsler ayrıca kendi DNA’larını konak hücrenin DNA’sına ekleyerek, hücre ölümünü veya bölünmesini kontrol eden genleri bozabilir. Bazı virüsler ise, kanserle ilişkili genler taşıyabilirler; bu genler, diğer organizmalardan kazandıkları onkogenlerdir.

Bakteri ve Parazitlerin Rolü

Kanserle ilişkilendirilen enfeksiyonlar yalnızca virüslerden kaynaklanmaz. Bakteri ve parazitlerden kaynaklanan enfeksiyonlar da, uzun süreli enfeksiyonlar sonucunda hücrelerde hasara yol açabilir. Örneğin, Helicobacter pylori mide ülserlerine neden olurken, diğer bazı parazitler karaciğer kanserine yol açabilir.

Bu tür enfeksiyonlar, vücudun bağışıklık yanıtının aşırı aktif hale gelmesine ve dokuların daha fazla zarar görmesine neden olabilir. Sonuç olarak, hücrelerde kanserojen DNA hasarı meydana gelebilir.

Önlenebilir Kanserler

Araştırma, enfeksiyonların kanserle ilişkisini sorgularken, birçok kanser türünün önlenebilir olduğunu da vurguluyor. Avustralya’da, insan papillomavirüsü (HPV) aşısı, serviks kanseri ile ilişkili HPV türlerine karşı koruma sağlamaktadır. Aşılama programının 2007’de başlamasından bu yana, HPV enfeksiyonları %90 oranında azalmıştır.

Ancak, 15 yaşındaki gençlerde aşılama oranları 2020’de %85,7 iken 2024’te %79,5’e düşmüştür. Yüksek aşılama oranları, toplumdaki aşılanmamış bireylerin korunması açısından kritik önem taşımaktadır.

Gelir Düzeyi ve Eşitsizlikler

Yeni araştırma, enfeksiyonlardan kaynaklanan kanser vakalarının %75’inin düşük ve orta gelirli ülkelerde bulunduğunu da ortaya koydu. HIV, H. pylori ve hepatit B ve C gibi enfeksiyonların tedavi edilmesi, kanser oranlarını azaltmanın bir yolu olabilir.

Ayrıca, aşılar, kondom kullanımı ve hastalık taramaları gibi önleyici tedbirler de önemli rol oynamaktadır. Ancak, bu programların düşük gelirli ülkelerde sınırlı olması, kanserle mücadelede eşitsizlikleri artırmaktadır.

Enfeksiyonların Kanserle İlişkisi: Yeni Araştırma Sonuçları
0

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

0/30 karakter